Şensezgin Kurmuş » Blog Archive » Önce iş mi seçmeli yoksa işyeri mi?

 
»
M
E
N
U
«
Önce iş mi seçmeli yoksa işyeri mi?
23 Mart 2009, Emel

Eleman seçme ve yerleştirme işine şirketler açısından baktığımızda seçtiklerimizin en kısa sürede en üstün performansa ulaşabilmesini hedefliyoruz. Düsturumuz da “doğru işe doğru insan.” Onun için önce işi konuşturuyoruz ve aradığı insanı tarif ettiriyoruz. Sonra da çok çeşitli yöntemler kullanarak potansiyeli bu tarife en uygun insanı, bulabildiğimiz adaylar arasından seçiyoruz. Çok mantıklı bir yaklaşım.

Peki aynı yaklaşım iş arayanlar için de geçerli mi? Yani önce insanlar kendi potansiyellerini tarif etseler  ve alternatifleri birden çoksa kendi potansiyellerine en uygun işi seçseler, kendileri için en doğru seçimi yapmış olurlar mı?

Benim görüşüm OLMAYABİLİRLER.  Çalışmak üzere birden çok alternatifiniz varsa öncelik sıralamanızı daha çok çalışmak istediğiniz iş yerinden başlayarak yapın. Sebebi de şu: Bir çok insan özdeşleşemediği ve kendini ait hissetmediği bir iş yerinde potansiyelinin çok altında performans göstererek çalışıyor. Bu durum hem kişiye hem de şirkete değer ve özdeğer kaybı olarak geri dönüyor.

İş yerinizi seçerken kullanabileceğiniz bir kaç ip ucu:

  • Web sitesinde dolaşın. İfade tonu sizin kendinizi ifade tonunuzla uyumlu mu?
  • Mülakatınızı yapan kişiler dışında bir kaç kişi ile tanışma fırsatı yaratın. Kapıdaki görevli, randevuyu ayarlayan uzman gibi. Kişisel duruşunuzla paralellikler bulabiliyor musunuz?
  • Mümkünse müşterisi olun, varsa çağrı merkezini arayın, müşterilerinden birileri ile konuşun ve yaşanan tecrübeleri değerlendirin. Bu hizmet yaklaşımının parçası olmak ister misiniz?
  • Mülakatlar sırasında o iş yerini neden seçmelisinizin cevabını almaya çalışın. Yani uygun bir dille açık açık sorun. Bakalım ne cevap verecekler. Satır aralarını değerlendirin. Gerçekten en çalışmaya değer yer orası mı sizin için?

Bugün içinde bulunduğumuz şartlar size çok da seçim şansı bırakmıyor olabilir. Ama unutmayın iş hayatı uzun, seçimlerinizi her zaman sorgulayabilirsiniz.  Patronu olduğunuz kendi işyerinize bile yabancılaşabiliyorsunuz bazen ve ortağınızdan ayrılmayı seçebiliyorsunuz. Geç kalmamak için önemli olan ne istediğinizi bilmeniz. Ne iş yapmak istediğinizin önüne  nasıl bir işyerinde çalışmak istediğinizi yazın, potansiyelinizi performansa dönüştürmenin önşartı bu!



2 Yorum  
Ayhan Sarıtaş writes:
1 Nisan 2009, 19:47

Bazı insanlarla konuşmak beni gerçekten çok rahatsız ediyor bazı anlarda. Örnek vermek her zaman benim en iyi ifade yöntemlerimden olduğu için örnek ile ifade edeyim. Birkaç yıl önce oğlumun okulunda bir arkadaşının ailesi ile tanıştık. Kendileri ile iyi bir iletişim kurmayı başardık ve evimize davet ettik. Yemekler çaylar kahveler derken merak ettim ve bir soru sordum. “Ne iş yapmaktasınız?”, cevap beni o kadar tedirgin etti ki inanamazsınız. -”Vücut dili uzmanıyım”. Allahım dedim içimden şimdi ellerimi birleştirsem diyecek ki sıkılıyor, ayırsam şımarıyor, bacak bacak üstüne atsam bi türlü, dik otursam bi türlü. Adam beynimi mi okuyor şimdi yani. O an kafam allak bullak oldu. Sonra ona dedim ki “Öyle elime ayağıma bakma, mesleğini lütfen icra etme ben şimdi bu işten hoşlanmadım”. Tabi bu cümle samimiyetim ile birlikte kendisine ifade edildi.
Zeynep Hanım ile de geçen gün bir iş görüşmesi yaparken benzer hislere kapılmadım değil. Bir Analizin yapıldığını hissetmek hiç de zor değil ama yine de ürkütücü. Ya da önyargılı adamın tekiyim. Paranoya izleri mi yoksa. Allah korusun diyeyim… Ama şu da bir gerçek ki ancak bir uzman sizi ürkütebilir. Çünkü kaza ile uzmanlık alanına girip 2 lafı doğrultamamak insanı ürkütür yine de. Zeynep rumuzu korkunç değil bence size de karşınızdakini yönetebilme ve anlayabilme kabiliyetini sağlamada yardımcı olacaktır.

Sinan Kurmus writes:
2 Nisan 2009, 08:21

Gençlere tavsiye: ailenizin sizin kazanacağı paraya ihtiyacı yoksa sevdiğiniz işyerini bulana kadar bakının. Bir yere girdikten sonra atalet ufkunuzu daraltacak. Yani Emel’e çok katılıyorum.

Cevap yazın


»  WordPress kullanıyoruz.  »  Ahren'e Ahimsa teması için teşekkürler.
© 2009 Şensezgin Kurmuş. Kaynak göstererek alıntı yapabilirsiniz.