Son zamanlarda yaratıcılık ve yeni fikir üretme üzerinde çalışıyorum, yine müşterilerimizin yönlendirmeleriyle. Demek ki kurumsal hayatın buna ihtiyacı var. Hugh MacLeod konuyu herkesin anlayabilecegi parçalara bölerek yaratıcılığın üzerine, ilki “ignore everybody” (ben “başkalarını kaale alma, yorumlarını boşver ya da yok say” olarak aldım) olmak üzere 39 tane, uygulanabilir ipucu vermiş (kitabın ismi de bu zaten). Sizin için zevkini yitirmesin diye, kitabı önerip onun 39 toplu önerisinden benim genel çıkarsamalarımı yazacağım. Sonra her öneri için ayrı bir küçük yazı yazarım belki.
- Bence yaratıcılığa giden yol bir bakış açısı, hem hayata hem de günlük hayatta gün be gün yaptıklarına nasıl baktığınla ilgili.
- Yaratıcılık gerçekten bir takım “yaratıcı düşünme teknikleri” ile alakalı değil. O teknikler iş ortamında kendiliğin çıkan fikirlerin sayısını artırmak veya zorla aynı konuya başka bir taraftan bakmak ile tetiklenebilir. Kişinin yaratıcı gücünü artırmaz.
- Herkeste var. Kimse kendini bu yolda zorlamıyor. Geldiğinde kullanmak yerine unutuyor, dikkat etmiyor veya sonra bir zaman kullanmak üzere bir yere park ediyor ancak bir daha dönmüyor. Bazılarında ise gerçekten var ve kurtulunabilir birşey değil.
Çalışanlarının daha yaratıcı düşünmelerini isteyen yöneticiler için yapılacak şey: izin ver, çıktığında yakala o yeni fikri, duymazdan gelme. Çalışanlarını küçük kağıtçıklarla dolaşmaya teşvik et. Diğer taraftan geliştirmelerini istedikleri süreçler için bilinçli olarak fikir üretmelerini iste (bunun için bilinçli bir şekilde zaman ayır/ayırt, yapısal bir süreçten geç, yaratıcı düşünme teknikleri “altı şapka, şeytanın avukatlığı” gibi teknikleri o toplantıda uygula). Genel olarak “yeni fikirler istiyorum” deyip bekleme.