Çalışanlar kendi dillerini oluşturuyorlar; simülasyon eğitimlerini bu yüzden seviyorum. Katılımcılarımız deneyimlerini dillendirdiklerinde hergün kullandıkları kavramların gerçekten ne anlama geldiğini çok daha iyi anlıyorlar. O zaman da kendilerini ifade ederken çok daha fazla kendileri gibi oluyorlar, ağızlarından çıkanlar başkalarının yazdığı replikler değil, kendi doğal sesleri oluyor.

Yine müşteriyi kaybetmemek çok önemli diyorlar ama bunu başka türlü söylüyorlar.—“müşteri kaybetmemeliyiz” laflarını böğürlerinden söylesinler, şuralarından hissetsinler istiyorum derdi bir müşterimiz eliyle karın boşluğunu gösterek.
Dili yoksa düşüncesi de yoktur insanın.
“Nakit kraldır” ne demek? “Şirketin nakit üretme becerisi” ne demek? Çalışanlarınız bunları biliyorlar mı, yoksa başkalarından duyduklarını tekrarlayıp duruyorlar mı?