Şensezgin Kurmuş » Blog Archive » Koçluk dediğin nedir ki?

 
»
M
E
N
U
«
Koçluk dediğin nedir ki?
14 Ocak 2010, Zeynep

Geçen gün bir müşterimiz bize kendi kurumlarındaki koçluk uygulamasıyla ilgili bir tanıtım filmi gösterdi. Ben de çok etkilendim. Filmin ilk sahnesinde koçluk için tayin edilen yönetici bizi birazdan göreceklerimize hazırlayarak ”Finans departmanından Mr. Smith toplantı verimliliği konusunda sohbet etmek istediğini söyledi.  Şimdi onun ofisine gidiyorum” diyordu ve film Mr. Smith’in masası başındaki koçluk seansıyla devam ediyordu.

Başarılı bir koçluk seansı çok temel bazı beceriler gerektirir. Herkes doğru yaklaşım ve becerilerle donatılarak başkalarına koçluk yapabilir. Bu konuda kendini geliştirmek isteyenlere biz de destek oluyoruz.

Dolayısıyla filmde beni etkileyen şey koçluk seansı değildi. İlk sahnedeki yardım isteme eylemiydi. Tek başına köşende boğulmak yerine yardım istemek, hele ki sizden konum olarak daha yukarıda birinden istemek çok önemli bir yetkinlik ve imrenilecek bir alışkanlık. Hatta bu davranış şeklinin becerikli ve dayanıklı bir insanın en temel yetkinliği olduğunu düşünüyorum. Kurumlarda esas yaymak istediğimiz bilinç de bu. Çalışanlarımıza–ve çoçuklarımıza–ilk kazandırmamız gereken alışkanlık yardım istemek, yardım istemekten korkmamak.

Yardım istemek konunsundaki ideal yaklaşım da şöyle:

  • Elinden geleni yapıp tıkandığında, zor durumda kalınca, ya da kalacağını hissettiğinde yardım istemek
  • Çok somut olarak ne konuda yardım istediğini belirtebilmek
  • Anlayana kadar defalarca soru sorabilmek
  • Tekrar aynı durumla karşılaştığında tek başına başa çıkabileceğini hissedene kadar yardımı almak, yapılandırmak, anlamak, yardım anında aktif olmak. Böylece öğrenmiş olmak, havale etmemek, sorumluluğu atmamak

Bizim kendi şirketimizde çalışanlarımızı geliştirirken kullandığımız en önemli araç bu. Çalışanlarımıza işe alım anında yaptığımız tek eyleme çağrı da bu: soru sor, yardım iste, soru sormak bilgisizliğini değil öğrenme hevesini gösterir.

Ancak yardım istemek, açıkyüreklilik, yetenek ve sorumluluk istiyor. Önyargılardan, kişisel tabulardan arınmış olmayı gerektiriyor. “Kendi ayaklarım üzerinde durmalıyım,” “başkaları ne der” gibi inanışların tuzağına düşmemeyi gerektiriyor.

Sevgili yöneticiler, sormuyorlarsa anladılar, yardım istemiyorlarsa halledebiliyorlar anlamına gelmiyor. Dikkat edin.

Not: Yıllar önce bu anlayışın bende hiç silinmeyecek şekilde yer etmesini sağlayan Umur Apaydın’a teşekkür ederim.



Cevap yazın


»  WordPress kullanıyoruz.  »  Ahren'e Ahimsa teması için teşekkürler.
© 2009 Şensezgin Kurmuş. Kaynak göstererek alıntı yapabilirsiniz.