Değişim yönetimi, değişimi başarma, değişime açık olma, değişimle başa çıkabilme ya da değişime uyum sağlama sözleri ve meseleleri hep gündemde olan konular. Hem her seviyede çalışanlarda aranan bir özellik hem de liderlik vasıfları altında başkalarını teşvik etme, değişime uyum sağlamalarını başartma diyerek yöneticilerde aranan bir özellik. Kimi öneriler kalplerini kazanın, motive edin, çalışanlar takip edecek, degişeceklerdir diyor. Ben bu konuda çok somut bir noktaya geldim. “Motivasyon, çalışanların kalplerini kazanma, biz gibi hissetme”nin gücü gereğinden fazla önemseniyor.
“Değişim” en sonunda bireysel birşey. Bireyin eski durumuna göre yeni bir şey öğrenmeden değişmesini mümkün bulmuyorum. Zaman içinde yetkinleşen çalışan kendiliğinden değişiyor. Hep yeni birşey öğrenerek koluna bir bilezik ekleyen her insanın (gerektiğinde) değiştiğini düşünüyorum. O zaman eyleme çağrım:
Çalışanlarınızın (veya kendinizin) her dönem somut ve yeni birşey öğrendiklerinden emin olun. Yeni bir beceri ya da beceri sayılabilecek kadar kapsamlı bilgi olabilir örneğin. Eğer yönetici konumdaysanız bu yeni birşey öğrenme ortamı yaratma sorumluluğunu da almak anlamına geliyor tabi.
Öğrenmemiş olanların (herhangi bir konuda) değişmelerini beklemeyin. Ya kabul edin ya yolunuzu ayırın. İçerde kalacaklara da geleceğe yönelik sırtınızı dayamayın.
Şirkette ekipçe ya da kişisel olarak üstüste iki dönem yeni birşey öğrenmemişseniz, yeni bir bilezik eklemeyi başaramamışsanız çıkış planınızı hazırlayın. Yoksa değişemeyeceksiniz ve geride kalacaksınız.