“Başarılar biri hata yapana kadar sürer; başarısızlıklar sonsuza kadar (“Successes only last until someone screws them up. Failures are forever“).” Sekizinci sezonun açılışında psikiyatri tedavisinden sonra girdiği ilk terapi seansında böyle diyordu Dr. House. Sanki Beşiktaş’ın ruh hali. Kazandıkları maçta bile taraftar mutsuz. Nasıl yaşanmaz bir şey hayat, bakış açısı bu olduğunda.
Hakikaten eğer takılırsanız başarısızlık geçmiyor. Hiçbirşeyin parçası olmak istemiyorsunuz. Halbuki hayat devam ediyor. Başarı çabuk bitiyorsa, o zaman;
- Başarıyı uzun sürdüreceksiniz.
- Başarısızlıktan sonra sayfayı çevireceksiniz. Defter sayfası gibi, beyaz sayfa, bir önceki sayfa biraz kötü yazılmış olabilir.
- Hemen çevireceksiniz (belki de ertesi gün). İsterseniz çevirirken uygun düşecek bir şarkı da mırıldanabilirsiniz (birisi oturup bir “yeniden başlama” şarkıları listesi yapsa ne güzel olur).
Futbol için ne kadar kolay aslında yeni sayfa. Her yeni doksan dakika yeni bir sayfa. Ne büyük şans. Haydi Beşiktaş taraftarı göreyim sizi. Haftaya yeni bir doksan dakika.
Sizin doksan dakikanız ne?
Belki bir sonraki teklifiniz, bir sonraki semineriniz, bir sonraki çay saatiniz, bir sonraki telefon konuşmanız, bir sonraki müşteri görüşmeniz, bir sonraki toplantınız, bir sonraki yönetici görüşmeniz veya bir sonraki gününüz.
Yönettiğiniz takımınızın doksan dakikası ne?
Haydi.
Not: yukarıdaki “devam edebilme, bir sonraki diyebilme, gelişerek devam edebilme” iş hayatında resillience yetkinliği olarak tanımlanmış.
I made a kid. Wooowww
I am still married with “THE ONE”. Woowww.
I established a company and still working in it. Woww
I could write another blog entry. wowww
Başarıyı uzatma tekniklerim.