Şensezgin Kurmuş » Kariyer

 
»
M
E
N
U
«
Yöneticiler Ne Yapar (1)
13 Nisan 2009, Zeynep

Bugün performans yönetimi konusunda en büyük eksikliğin yöneticilere yeni pozisyonlarında neye önem vermeleri gerektiğinin net aktarılamaması olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden de çok yüksek potansiyelli yeni yöneticilerin ne yazık ki oturdukları pozisyonların hakkını veremeyerek telef olduklarını, hatta başkalarını da telef ettiklerini görüyorum. Etrafta parmakla sayılacak kadar az sayıda iyi yönetici olmasının önemli bir nedeni de bu eksiklik.

Resmi netleştiremeyip bu yolda adayları doğru besleyemediğimiz için, becerenler karakterinin cevvalliği ile bu işi başarıyor; biz de iyi yöneticiliğin kişisel özellikle alakalı birşey olduğunu zannediyoruz. Becerebilecekler ise neyin peşinden koşacaklarını karıştırdıkları için becerecekken beceriksizleşiyorlar. Halbuki yönetim yolu ve (gerçekten iyi bir yönetici olma yolu) herkese açık.

Şimdi “olur mu, biz yöneticilerimizle yeni sorumluluk alanlarını, görevlerini, yetkilerini, hedeflerini, ondan beklediğimiz yetkinlikleri, kurum değerlerini, filan çok net paylaşıyoruz, çok özen gösteriyoruz, hatta karşılıklı el sıkışıyoruz” diyeceksiniz. Haklısınız. Çok da iyi yapıyorsunuz. Ancak bahsettiğim resmi netleştirme bu değil. Artık sabah kalktığında kalbinin neyle çarpması, esas gündeminin neyle akması ile alakalı zihinsel değişiklik bahsettiğim. Bu da bence net canlandırılamıyor çünkü çok ters.

“Counter-intuitive” kayak hocamın dediği gibi. İçimizde canlandırdığımız modele ters, sezgilerimize ters. Beklenmedik. Kayak gibi. Aşağı doğru kayarken düşmemek için kendini yukarı verdikçe düşüyorsun. İnsanın içinden kendini yukarı doğru vermek geçiyor halbuki-ve bu tersliğin düz olduğunu bir bilenin bana söylemesi lazım geldi yoksa kafamı kıracaktım sonunda.

Örneğin kendini yöneten seviyesini başarıyla tamamlamış, bu başarıdan ve yüksek potansiyelinden ötürü yönetici seviyesine terfi etmiş ve başkalarını yönetme seviyesinde başkalarının sorumluluğunu almış bir ilk seviye yöneticisinin (manage others), neyle çarpsın kalbi? Sabah kalkma sebebi ne olsun? Akşam yattığında aklında ne olsun? Fikriniz var mı? Unutmayın çok “counter-intuitive”. İpucu: biz U dönüş diyoruz.

Bu tek cümlelik cevabı verdikten ve bu konuda kafalarını netleştirdikten sonra parıldıyor ilk kademe yöneticilerimiz. Benim cevabım bir sonraki yazıda. Yorumlarda sizin cevaplarınızı bekliyorum.

Değişmelerini beklemeyin
7 Nisan 2009, Zeynep

Değişim yönetimi, değişimi başarma, değişime açık olma, değişimle başa çıkabilme ya da değişime uyum sağlama sözleri ve meseleleri hep gündemde olan konular. Hem her seviyede çalışanlarda aranan bir özellik hem de liderlik vasıfları altında başkalarını teşvik etme, değişime uyum sağlamalarını başartma diyerek yöneticilerde aranan bir özellik. Kimi öneriler kalplerini kazanın, motive edin, çalışanlar takip edecek, degişeceklerdir diyor. Ben bu konuda çok somut bir noktaya geldim. “Motivasyon, çalışanların kalplerini kazanma, biz gibi hissetme”nin gücü gereğinden fazla önemseniyor.

“Değişim” en sonunda bireysel birşey. Bireyin eski durumuna göre yeni bir şey öğrenmeden değişmesini mümkün bulmuyorum. Zaman içinde yetkinleşen çalışan kendiliğinden değişiyor. Hep yeni birşey öğrenerek koluna bir bilezik ekleyen her insanın (gerektiğinde) değiştiğini düşünüyorum. O zaman eyleme çağrım:

Çalışanlarınızın (veya kendinizin) her dönem somut ve yeni birşey öğrendiklerinden emin olun. Yeni bir beceri ya da beceri sayılabilecek kadar kapsamlı bilgi olabilir örneğin. Eğer yönetici konumdaysanız bu yeni birşey öğrenme ortamı yaratma sorumluluğunu da almak anlamına geliyor tabi.

Öğrenmemiş olanların (herhangi bir konuda) değişmelerini beklemeyin. Ya kabul edin ya yolunuzu ayırın. İçerde kalacaklara da geleceğe yönelik sırtınızı dayamayın.

Şirkette ekipçe ya da kişisel olarak üstüste iki dönem yeni birşey öğrenmemişseniz, yeni bir bilezik eklemeyi başaramamışsanız çıkış planınızı hazırlayın. Yoksa değişemeyeceksiniz ve geride kalacaksınız.

Önce iş mi seçmeli yoksa işyeri mi?
23 Mart 2009, Emel

Eleman seçme ve yerleştirme işine şirketler açısından baktığımızda seçtiklerimizin en kısa sürede en üstün performansa ulaşabilmesini hedefliyoruz. Düsturumuz da “doğru işe doğru insan.” Onun için önce işi konuşturuyoruz ve aradığı insanı tarif ettiriyoruz. Sonra da çok çeşitli yöntemler kullanarak potansiyeli bu tarife en uygun insanı, bulabildiğimiz adaylar arasından seçiyoruz. Çok mantıklı bir yaklaşım.

Peki aynı yaklaşım iş arayanlar için de geçerli mi? Yani önce insanlar kendi potansiyellerini tarif etseler  ve alternatifleri birden çoksa kendi potansiyellerine en uygun işi seçseler, kendileri için en doğru seçimi yapmış olurlar mı?

Benim görüşüm OLMAYABİLİRLER.  Çalışmak üzere birden çok alternatifiniz varsa öncelik sıralamanızı daha çok çalışmak istediğiniz iş yerinden başlayarak yapın. Sebebi de şu: Bir çok insan özdeşleşemediği ve kendini ait hissetmediği bir iş yerinde potansiyelinin çok altında performans göstererek çalışıyor. Bu durum hem kişiye hem de şirkete değer ve özdeğer kaybı olarak geri dönüyor.

İş yerinizi seçerken kullanabileceğiniz bir kaç ip ucu:

  • Web sitesinde dolaşın. İfade tonu sizin kendinizi ifade tonunuzla uyumlu mu?
  • Mülakatınızı yapan kişiler dışında bir kaç kişi ile tanışma fırsatı yaratın. Kapıdaki görevli, randevuyu ayarlayan uzman gibi. Kişisel duruşunuzla paralellikler bulabiliyor musunuz?
  • Mümkünse müşterisi olun, varsa çağrı merkezini arayın, müşterilerinden birileri ile konuşun ve yaşanan tecrübeleri değerlendirin. Bu hizmet yaklaşımının parçası olmak ister misiniz?
  • Mülakatlar sırasında o iş yerini neden seçmelisinizin cevabını almaya çalışın. Yani uygun bir dille açık açık sorun. Bakalım ne cevap verecekler. Satır aralarını değerlendirin. Gerçekten en çalışmaya değer yer orası mı sizin için?

Bugün içinde bulunduğumuz şartlar size çok da seçim şansı bırakmıyor olabilir. Ama unutmayın iş hayatı uzun, seçimlerinizi her zaman sorgulayabilirsiniz.  Patronu olduğunuz kendi işyerinize bile yabancılaşabiliyorsunuz bazen ve ortağınızdan ayrılmayı seçebiliyorsunuz. Geç kalmamak için önemli olan ne istediğinizi bilmeniz. Ne iş yapmak istediğinizin önüne  nasıl bir işyerinde çalışmak istediğinizi yazın, potansiyelinizi performansa dönüştürmenin önşartı bu!


»  WordPress kullanıyoruz.  »  Ahren'e Ahimsa teması için teşekkürler.
© 2009 Şensezgin Kurmuş. Kaynak göstererek alıntı yapabilirsiniz.