Şensezgin Kurmuş » lider

 
»
M
E
N
U
«
Tabağı kaldırsın mı kaldırmasın mı?
24 Ağustos 2010, Zeynep

Dört yıldızlı, herşey dahil İber Hotelin yemek salonunda oturuyoruz. Otelin Alman yöneticilerden biri o sırada oradan geçiyor ve salata barının yanında bir müşteri tarafından bırakılmış ve henüz çalışanlar tarafından görülüp alınmamış bir kullanılmış tabağı alarak yürümeye devam ediyor. Kullanılmış tabakların konulduğu yere bırakıyor. Çok seri bir şekilde, üzerinde pek düşünmeden, çok doğal ve kesintisiz, neredeyse otomatik tepki seviyesinde.

Şimdi “koskoca” yönetici o tabağı alsın mı almasın mı?

-O Alman, alır tabii.

Olay Almanlıkla mı ilgili?

-Almasın sonra hep bırakırlar, kimin bıraktığı ve toplamadığı da görülmez.

Kimin toplamadığı ya da bıraktığı çok mu önemli?

-Tabakçı var orada. O alsın, yönetici ona söylesin.

Onun alması ve tabakçıya söylemesi aynı vakit, iki iş.

-Koskoca müdür olmuş, tabak alınır mı canım hala. Tabakçı da yarın öbür gün onun işini yapar sonra

-Herkes işinin hakkını versin, acayip verimsiz olur sonra

Sonuçta yönetici hanım tabağı aldı ve yerine götürdü, üzerinde önlük de yoktu, takım elbisesiyle. Muhtemelen yukarıdakileri de hiç aklına getirmeden, muhtemelen otomatik tepki seviyesinde. Bu hareketin bir sebebi olmalı; bunun kesinlikle bir üst prensiple alakası olmalı. Almanlıkla bağlarsak biz hiç çıkış yolu bulamayız. Ben şuraya geldim: kendini değil, işini ciddiye almak gerek. Siz ne dersiniz?


»  WordPress kullanıyoruz.  »  Ahren'e Ahimsa teması için teşekkürler.
© 2009 Şensezgin Kurmuş. Kaynak göstererek alıntı yapabilirsiniz.